istediğimi yaparım mı? yok canııım!

hani bazen haberlerde, gazetelerde duyar okuruz; falanca parkta genç bir çift umumî alanlara uygunsuz davranış sergilediklerinden dolayı polis, park bekçisi, o da olmadı namus bekçisi bir vatandaş tarafından uyarılır, derdest edilir, kovulur falan.  sonra da toplumumuzun tutuculuğundan, gençlerin toplumumuz nezdinde baştan 1-0 geride başladıkları bu flört durumuna bir türlü müsamaha gösterilmediğinden, kaçıncı yüzyılda yaşadığımızdan falan dem vurulur. gençleri bu kadar kontrol altında tutmaya çalışmanın yarardan çok zarar getireceği, hem insanları ne yaptığının aslında kimseyi ilgilendirmediği, herkesin istediği gibi davranmaya/yaşamaya hakkı olduğu söylenir. hiç de değil  efendim, ben artık öyle düşünmüyorum.

bugün kızımı ankara kızılay’da namık kemal parkı’na götürdüm. parkın bir bölümünde banklar, küçük yeşil bir alan var, diğer bölümü de salıncakların, kaykayların olduğu çocuk alanı. o bölümde de  banklar var tabii. neyse kızım henüz kaykaylarda bir iki çıkıp inmişken genç bir çift geldi çocuk parkı bölümüne ve banklardan birine oturdular. parkta kızımla beraber üç çocuk daha var, kimi sallanıyor kimi kayıyor. ee bizim genç çiftimiz ne yapıyor dersiniz? yok, aklımıza en kötüsünü getirmeyelim henüz, zira ben bu enerjik gençlerin niyetlerini anladığım anda tüm haşinliğimi gözlerimde toplayıp onlara bakmaya başladım. yok artık, gözlerimin önünde ahlaka mugayir davranış sergileyecek değiller ya. üstelik çocuk parkında. zaten onlara en bet bakışımla baktığımı görünce kendi aralarında fısıldaşıp büyük ihtimalle beni çekiştirdiler. ben bakışlarımla onları yok etmeye çalışıyorum o ara tabii. başarabilir miyim acep, muhtaç olduğum kudret damarlarımda bir yerlerdeki  anaçlıkta olacaktı diye düşünürken bir çift daha gelmez mi! tıpış tıpış gelip göz hapsinde tuttuğum çiftin arkasında çimlere oturmaz mı! neyse ki önceki gelenlerden daha edepli çıktılar. ya da ben diğerlerini bakışlarımla ateşe vermeye fazla odaklandığım için çimlerin üzerinde meydana gelen  pozisyonları fark edemedim. uzun bir süre ben onlara bakmaya, onlar bana inat birbirlerini koklayıp kaşımaya devam ettiler. sonunda kalkıp gittiklerinde bana gözlerimi kısıp kaşlarımı çatmaktan başıma giren ağrılar kâr kaldı.

sonra düşündüm, keşke yanlarına gidip önce küçük kardeşleri ya da yeğenleri olup olmadığını sorsaydım. sonra da “onların yanında da böyle mi davranıyorsunuz?” deseydim. cevaplarını gerçekten merak ediyorum.

hasıl-ı kelam, yok öyle istediğim gibi yaşarım, davranırım falan. çocuklarımızı kem gözlerden dahi korumaya çalışırken, gözlerine kem şeyleri göstermeye kimsenin hakkı yok!

Reklamlar

One response

  1. anne bakış açısıyla çok haklı bir tespit.

top sende, yaz bakalım!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: