anı kutusu

gerçekten eskiden her şey daha mı güzeldi, yoksa çocukluğun barındırdığı bir çeşit saflık her şeyi daha güzel mi gösteriyordu?

bazen küçükken okuduğum kitaplarla, izlediğim filmler-çizgi filmlerle ilgili yazılara rast geliyorum nette, içimde tuhaf bir mutluluk, hüzünle karışık bir sevinç duyuyorum o zaman. ne güzel günlerdinin kalbimden geçtiğini hissediyorum, çocukluğum küçük bir çocuk gibi aklımda somutlaşıyor; kendime daha şefkatli, daha sevecen bakmaya başlıyorum.

ilk okuduğum ve de sahip olduğum kitap mesela (cin aliler ve ders kitapları dışında diyorum tabii) ayşegül ata biniyor’dur. ilkokulda okumayı öğrenince okula gelen bir kitapçıdan almıştım, hâlâ düşünürüm acaba atları çok sevdiğim için mi o kitabı seçmiştim, o kitabı okuduktan sonra mı atları çok sevdim? kitabın sonunda ayşegül at yarışını kazanınca kendim yarış kazanmış gibi sevindiğimi çok net hatırlıyorum.  defalarca okuduğum, atların üzerine kopya kağıdı koyup üstünden at resimleri çizdiğim, resimlerine hayran hayran baktığım bir kitap oldu ayşegül ata biniyor. en güzeli de, okuduğum ve sahip olduğum ilk kitabım hâlâ bende :)

ilkokul bitmeden bir kitabım daha oldu, beyaz yele. yine okula gelen bir kitapçıdan ve yine atlar var içinde. defalarca okuduğum, folko’nun heyecanlarıyla heyecanlanıp sevinçleriyle sevindiğim, beyaz yele ile kurduğu dostluğu ben kurmuşum gibi hissettiğim ve kitabın sonunda boğazımda bir düğümle kaldığım ilk kitabımdı.

ilkokul dördüncü sınıfı bitirdiğimde o yaz babamla ilk ve de son kez bir kitapçıya gidip bir kitap aldık bana, kimsesiz çocuk. kitapçı mı tavsiye etmişti adı mı ilgimi çekmişti hatırlamıyorum ama beni en çok hüzünlendiren, acıtan, boğazımı düğüm düğüm yapan (ve hatta ağlatmış da olabilir) kitap kimsesiz çocuk oldu. özellikle vitalis usta’ya çok üzülmüştüm. bu kitabı da defalarca okuduğumu yazmama gerek yoktur sanırım.

üniversiteye başlayana kadar bu üç kitaptan başka kitabım olmadı; ama hiç kitapsız kalmadım. diyebilirim ki son beş yılı saymazsam hayatımın en çok kitap okuduğum dönemi ilkoğretim ve ortaöğretim yıllarıdır. okul kütüphaneleri ve arkadaşlar sağolsun :)

nerden geldim buraya, ha çocukluktan. şimdilik bu yazı kitaplarla sınırlı kalsın, sonrasında çocukluğumun çizgi filmlerini yazarım kendimi iyi hissetmek istediğimde :)

Reklamlar

2 responses

  1. kimsesiz çocuk benim de küçüklüğümün en iz bırakan romanıdır, vitali amcaydı galiva köpeğin adı kapi miydi neydi.Bir de Kemalettin Tuğcu’nun kimsesiz çocuk gibi bir romanı vardı ay millet beni ezmek için mi bunları alıyordular ne halinize şükredin neleri var hesabı :D

    1. şimdiki çocuklar bizle kıyaslanmayacak kadar şanslı bence, okul öncesi dönem için bile yığınla güzel kitap var. bizim zamanımız gerçekten boynu bükükler zamanıymış :))

top sende, yaz bakalım!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: