paris vol. 3

bugün kurban bayramının birinci günüydü ama gurbet ellerde bayramı hissedebildiğimizi pek söyleyemem. hani kızım elimizi öpüp başına koymasa , sonra da aynısını bize yaptırmasa bayram etkinliği adına birşey de yaşayamayacaktık. bu sene böyle olsun bakalım dedik ve kendimizi gene yollara vurduk. ilk durağımız edith piaf müzesi ve evi oldu ama bunu ayrı bir yazıda ele almak istediğim için direkt ikinci durağa geçiyorum: fransızların sacre coeur diye yazıp sakrekü diye okudukları ama benim beyaz kilise demeyi tercih ettiğim beyaz kilise.

 

beyaz kilise yüksekçe bir tepede, yani paris’te yüksek tepe ne kadar yüksek olursa artık. oldukça güzel de bir yapı. hem bu kilisenin bizde ayrı bir yeri de olacak artık, zira kapı dışarı edildiğimiz ilk kilise oldu kendisi. şöyle ki, bazı yerlerde fotoğraf çekme yasağı olur ama takmayan takmaz. ben genelde bu yasaklara uyarım, vardır bir hikmeti derim susarım. geçen notre dame kilisesi’nde de fotoğraf çekme yasağı vardı mesela; ama millet çatır çatır fotoğrafını çekiyordu. beyaz kilisenin içinde de yasak vardı ama flaş ışıltıları geliyordu bi yerlerden. ben de “ne olacak ya, flaşsız şu güzelim isa’yı  bi çekeyim ” dedim ve aşağıdaki fotoğrafı çektim:

meğer güvenlik görevlisi tam çaprazımdaymış, fotoğraf makinemi indirir indirmez adamla ve kapıyı gösteren eliyle karşı karşıya kaldım. biz de okey deyip ses etmeden dışarı çıktık. bu konuda fazla bişey yazmayacağım, mübarek bayram günü tutup kiliseye gidersen olacağı budur diyorum sadece.

ardından kilise civarını turlayıp daha sonra derleme bir yazıda aktarmayı düşündüğüm bazı yerler gördükten sonra salvador dali müzesi’ne gittik.

küçük bir müze, sanatçının tüm eserleri de burada değil zaten ama  benim salvador dali’nin aslında salvador deli olduğunu anlamama yetti yani. yok, kötü anlamda demiyorum, bence de sanatçının delisi makbuldür zaten. neyse bir iki fotoğraf da oradan:

 

hmm, şimdi bakınca müzede az fotoğraf çektiğimi farkettim, tüh! tablolarını falan hiç çekmemişim…

neyse, sağlık olsun. nerde kalmıştık? ha, zafer anıtı’na gittik sonra. şanzelize’yi (nasıl yazıldığını katiyyen sormayın!) baştan sona olmasa da bayağı bi gezdik.

 

sonra magdelena kilisesi’ni ve opera binasını  gördük. onların da birer fotoğrafını koyalım da bugünkü yazıyı bitirelim.

 

devam edecek diye umuyorum…

 

Reklamlar

top sende, yaz bakalım!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: