Tag Archives: kitap

bir fuar daha bitti…

 

hasan ali toptaş’ın imza gününe gidemeyince hevesim epey azalmıştı ama yine de bulduğum ilk fırsatı kullandım ve tüyap kitap fuarını gezdim. fuar genel olarak güzeldi, büyük yayınevlerinin standları göz alıcı, küçüklerinki küçüktü. ama boylarından büyük indirimleri de onlar yapmıştı. hazırladığım listedeki çoğu kitabı almadım çünkü istediğim kitapların yayınevlerinde indirim kuru  % 20’ye sabitlenmişti. bu kadarlık indirimi bazı kitapçılar zaten yapıyor, üstelik internette daha ucuzlarına da rastlanıyor. o kadar yol geliyoruz bi güzellik yapıverin di mi? indirim daha makul seviyede olsa daha çok kitap satılır,  yayınevleri sürümden  kazanır kitap kurtları indirimden.

aslında böyle hesapların adamı olmak istemezdim ama alacaklar listesi ve maymun iştahım kabarık olunca işi  matematiğe dökmek durumunda kalıyorum tabii. hatta karşılaştırma yapmak için listeme önceden kitapların internetteki fiyatlarını da eklediğimi yazarsam bu hesap kitap işinde ne kadar ciddi olduğum anlaşılır sanırım. neyse ki azcık insaflı yayınevleri vardı da % 30-35’lik indirimlerle birkaç kitap alabildim.

kızıma da iş bankası ve gün ışığı yayınevlerinden üç kitap aldım, kızım kitapları görünce çok sevindi, o akşam ve ertesi akşam üçünü de bana tek tek okuttu. kitabı olunca mutlu olan bir çocuğum var, daha ne isteyeyim :)

Reklamlar

2010 beyoğlu sahaf festivali

bu yıl dördüncüsü düzenlenen beyoğlu belediyesi sahaf festivali’ndeydik dün. girişte bizi kocaman bir ortaçağ kütüphanesi karşıladı.

bu devasa maket etkinliğin geri kalanıyla ilgili beklentilerimizi bir hayli arttırıp heveslendirdiklerini tam anlamıyla karşılayamasa da geçen yılki festivalden daha iyi organize olmuş ve kitap çeşitliliği anlamında daha zenginleştirilmiş bir festival gördüğümü söyleyebilirim. katılım da geçen yıla oranla çok daha iyi.

Continue reading →

anı kutusu

gerçekten eskiden her şey daha mı güzeldi, yoksa çocukluğun barındırdığı bir çeşit saflık her şeyi daha güzel mi gösteriyordu?

bazen küçükken okuduğum kitaplarla, izlediğim filmler-çizgi filmlerle ilgili yazılara rast geliyorum nette, içimde tuhaf bir mutluluk, hüzünle karışık bir sevinç duyuyorum o zaman. ne güzel günlerdinin kalbimden geçtiğini hissediyorum, çocukluğum küçük bir çocuk gibi aklımda somutlaşıyor; kendime daha şefkatli, daha sevecen bakmaya başlıyorum.

ilk okuduğum ve de sahip olduğum kitap mesela (cin aliler ve ders kitapları dışında diyorum tabii) ayşegül ata biniyor’dur. ilkokulda okumayı öğrenince okula gelen bir kitapçıdan almıştım, hâlâ düşünürüm acaba atları çok sevdiğim için mi o kitabı seçmiştim, o kitabı okuduktan sonra mı atları çok sevdim? kitabın sonunda ayşegül at yarışını kazanınca kendim yarış kazanmış gibi sevindiğimi çok net hatırlıyorum.  defalarca okuduğum, atların üzerine kopya kağıdı koyup üstünden at resimleri çizdiğim, resimlerine hayran hayran baktığım bir kitap oldu ayşegül ata biniyor. en güzeli de, okuduğum ve sahip olduğum ilk kitabım hâlâ bende :)

ilkokul bitmeden bir kitabım daha oldu, beyaz yele. yine okula gelen bir kitapçıdan ve yine atlar var içinde. defalarca okuduğum, folko’nun heyecanlarıyla heyecanlanıp sevinçleriyle sevindiğim, beyaz yele ile kurduğu dostluğu ben kurmuşum gibi hissettiğim ve kitabın sonunda boğazımda bir düğümle kaldığım ilk kitabımdı.

ilkokul dördüncü sınıfı bitirdiğimde o yaz babamla ilk ve de son kez bir kitapçıya gidip bir kitap aldık bana, kimsesiz çocuk. kitapçı mı tavsiye etmişti adı mı ilgimi çekmişti hatırlamıyorum ama beni en çok hüzünlendiren, acıtan, boğazımı düğüm düğüm yapan (ve hatta ağlatmış da olabilir) kitap kimsesiz çocuk oldu. özellikle vitalis usta’ya çok üzülmüştüm. bu kitabı da defalarca okuduğumu yazmama gerek yoktur sanırım.

üniversiteye başlayana kadar bu üç kitaptan başka kitabım olmadı; ama hiç kitapsız kalmadım. diyebilirim ki son beş yılı saymazsam hayatımın en çok kitap okuduğum dönemi ilkoğretim ve ortaöğretim yıllarıdır. okul kütüphaneleri ve arkadaşlar sağolsun :)

nerden geldim buraya, ha çocukluktan. şimdilik bu yazı kitaplarla sınırlı kalsın, sonrasında çocukluğumun çizgi filmlerini yazarım kendimi iyi hissetmek istediğimde :)

rast geldim

gurbet ellerde rastladığım memleket güzelliklerine değinmiştim bir yazımda. ondan sonra da bir iki şeye rastladım, buyrun…

washington’da ikinci el kitap satan bir dükkanda çektim bu fotoğrafı. kitaplar öyle güzel kategorilenmiş ki, orta doğu bölümünde t rafına bakmam yetti bu kitabı görebilmem için.

girdiğim her kitapçı dükkanında bizden neler var diye baktım hep. en çok elif şafak ve orhan pamuk kitaplarına rastladım.

best made towels in the world, yaa :))

rastgele

gurbet ellerde olunca, insan memleketine dair neye rastlarsa meşe palamudu görmüş ays eyç sincabına dönüyor. philadelphia’daki kitabevlerinde rastladığım şeylere bir bakın hele :)

%d blogcu bunu beğendi: