Tag Archives: ufak tefek bir şeyler

ufak tefek iki şeyler…

amerika’dayken karşılaştığım ve fotoğraflayabildiğim ufak tefek bir şeyleri paylaşmıştım bir yazıda. şimdi memleketimdeyim ve resimlerimi şöyle bir elden geçirirken bir yazı daha çıkarabilecek  birkaç fotoğrafa daha rastladım. buyrunuz…

(ayrıntıları görmek için fotoğrafların üzerine tıklayın)

philadelphia turkish festival’de kortejin arasında heybetli heybetli ilerleyen taşıt, “IAMTURK” plakasıyla da gözleri gönülleri şenlendirdi.

yine bir 13 vakası. bunu da görünce  “keşke empire states’te de dikkat etseydim 13. kat var mı yok mu?” diye epey hayıflandım.

empire state demişken yukarıdaki fotoğraf oradan; ama new york manzarası değil. dikkat, yakıcı olduğu kadar batıcı da :)

çeşmenin kenarına tırmanıp fotoğraf çekmeye çalışan elemanın düşmesini elim deklanşörde büyük bir heyecanla bekledim ama sağlam tutundu kereta. bana da fotoğrafçılık hallerini fotoğraflamak kaldı.

caponların da fotoğraf çekme konusunda performanslarının oldukça iyi olduğu malumumuz.

otomobilleri  kırmızı, gri, beyaz  gibi kategorilemekten öteye gidemem genellikle, son model bişey olsa şöyle bir dönüp bakmam neredeyse; ama bu dikkati çekmeyecek gibi değildi.

philadelphia’da rastladım bu kuş yuvasına, bir tabelaya tutturulmuştu. hatta yuva ahalisiyle de müşerref olduk ama fotoğraflarını çekmeye muvaffak olamadım.

washington’da rastladım, türk mü diye bi ümitlendim ama yunanmış.

burada ilginç bişey yok aslında, bu ikisi bana çok amerikanvari geliyor, bir arada görünce kaçırmayayım dedim.

ufak tefek bir şeyler…

bana yabancı bir dolu insanın yaşadığı şu gurbet elde, yabancı biri olarak fotoğraf makineme kaydedebildiğim ufak tefek bir şeyler…

kimdir nedir hiç bilmiyorum, koca kitapçıda, yığınla kitap arasında bu isme rastlamam kaderin bir cilvesi değil de ne? kendisi türkçe’ye çevrilmiş mi onu da bilmiyorum, ne olursa olsun biz ciddiyetimizi koruyalım, her ne kadar kendimi dili ingilizce olanlara en sevdiğim yazarlardan birinin elif şafak olduğunu söylermiş gibi hissetsem de…

hayır, fesat falan da değilimdir (yoksa öyle miyim?!!), algıda seçicilik yaptığımı da söylemekten imtina ederim; ama oluyor işte böyle şeyler görüldüğü üzere. türkiye’de satışı var mı bilmiyorum, ama çok ses getirmez sanırım (burada bir espri iyi giderdi ama ortamı kokutmayalım o kadar…).

derlerdi de ilginç gelirdi, aslına şahit olunca daha da ilginç oldu. newyork’ta kaldığımız otelin asansöründe çektim bu fotoğrafı, ciddi korkuyor musunuz ya uğursuzluktan? bi şey olmaz, bi şey olmaz…

cip taksiye herhalde bir newyork’ta rastlamak mümkün. ee, arabalar ucuz, benzin ucuz… gözünü sevdiğim medeniyet…

bu ecnebilerde her türlü şey var günahıyla sevabıyla. bir gün bir teyze elime bir broşür tutuşturup “son of god”la kurtuluşa erişebileceğim yolları tarif etmişti büyük bir heyecanla. benzerlerine otobüs duraklarında da rastlamak mümkün. var mı aramızda kurtulmasını bilmeyen?

%d blogcu bunu beğendi: